Hakkımda
Kişisel Blog

Bağlantılarım
*
*
*
Kategoriler
Arkadaşlarım

• fenciyim • duygututku • selen01


|

Ders Çalışırken siz neler yapıyorsunuz?
- surayi bitirip ara vericem diyerek kendine gaz vermeye calisma cabasi.
- cizittirmek... hatta ortaya cizgi roman cikarmak...
adini, nickini, sevdiceinin adini deisik fontlarla ve super yazmaya calismak... tamam yaa anladim diip kalkip yatmak.... - müzik dinlenir ve daha sonra şarkı söylenmeye başlanarak ders noktalanır.......
- saçlarla oynamak hatta onları yolmak
- son ingilizce dersinde bir pilot kalemin metal ucunu deforme edip bir silgiye taktım ve üzerine surat ve şekiller çizip onu 'uçan denizaltı' olarak adlandırdım, 10 dakka sonra ondan sıkılıp sıraya bir kalem sapladım ve onu güneş saati olarak addedip dersin bitimine kaş dakka kaldığını ordan okumaya çalıştım, en sonunda da elimdeki silikon parçasını joystickmiş gibi yaparaktan sanki uçak indiriyomuş gibi davrandım, eğer zil çalmasaydı hoca beni kesin atardı...
- gidip babaya bulasmak, eger mumkun olursa kavga cıkartıp bu moralle ders mi calısılırmıs demek. sınavdan kalınca da butun sorumlulugu babaya yuklemek.
- ders chalıshmak dıshındaki hershey
- -masayi toplamak
-evdeki tum kalemlerin ucunu acmak -sandvic hazirlamak -kahve yapmak -sigara icmek -5 dakkaligina diye internete baglanmak (bi 5 dakka daha diye diye kasmak) -aylardir masanin kenarinda duran, bi kere bile bakilmamis bi derginin icindeki yazilarin ne kadar ilginc oldugunu farketmek, ve tamamini okumak - ayaklari sallamak.
- kafayı masaya koyp 5 dakka kestiricem denir ve masadan yatğa direk geçiş yapılır
- masa üzerini kursun kalem yardımıyla birbirinden yaratıcı desenlerle süslemek
- sapıtmak cinnet geçirmek... tag atmak
- ''artık beynim durdu,çalışamıcam'' diye sözlüğe gelirsin,''e ama beynin durmuş be güselim,sözlüğü nasıl okuycanda nası yazcan'' olursun.''peki uyusammı yani'' dersin."hayır uyuma,daha çalışmadın yeterince''diye cevap verirsin.kendinle kavga edersin.uyu diyen hangi kendinse o galip gelir genelde.
- sandalye üzerinde çeşitli artistik numaralar denemek, ama kol ve bacak krılmalarına karşı bi önlem alsanız iyi olur.
( khaos, 17.04.2000 11:26) - simdi bu sinavdan 10 alsam sonrakinden kac almam gerek, bu adam beni gecirir mi acaba, ders notlari fotokopicide var mi ki, benzeri bi takim hesaplar.. sonucta anlik rahatlama saglayacak bir cozum bulunur, ders calisilmaz.
( locke, 17.04.2000 11:27) - of çok bunaldım biraz kafamı dağıtayım diye atraksiyondan uzaklaşılır ve bir daha olay mahaline dönülmez...muhtemelen bir dahaki ders çalışma girişimi sınav sabahı otobüste giderken olur..
( aptal, 22.04.2000 04:13)< - yemek yenir,dinlenen sarkilarin sozlerine dikkat edilir,telefonla konusulur,defter kitap karalanır, surekli tv de ne varmis bi bakiim arasiylan konsantre asla kurulamaz..
- el-ayak parmaklari, bel, boyun vs. catirdatmak
- kitabin kalan sayfalarina bakip aradaki tablo, resim, case study kisimlarini toplam kalan sayfadan cikartarak, ''ohoo iyi lan bak su kadar sayfa kalmis ha gayret'' diyerek kendi kendine gaz vermeye calismak.
- ders çalışırken insanın erkenden uykusu geliverir her ne hikmetse, saat 10'da esnemeye ve gerinmeye başlanılır, gözlerin görüş kabiliyeti zayıflar, algıda seçicilik denen hadise ortaya çıkar (kahve içilmiştir çünkü uyku gelmesin diye!), odanın daha önce hiç fark edilmemiş noktaları keşfedilir, aşk hayatı gözden geçirilir, sevdicek düşünülür, sürekli mutfak ziyaret edilir, tv'ye ve pc'ye takılınır, aile bireyleriyle normalde "hiç işim olmaz" dedirten sohbetler yapılır, saat 12 edilir, daha sabaha çok var denilir ve zamanında yarım bırakılmış bi kitaba yeniden başlanılır ve neden bırakıldığı merak konusu olur, saat 2 gibi yatma kararı alınır ve saat sabahın 5'ine kurulur, 5'de çalan saate küfredilir ve 7'ye kurulan obje baş ucuna yerleştirilir, vapurda "ulan keşke bi kere okusaydım bari" cümlesi bellekte çınlaya çınlaya hızlıca konular taranır, sınıfa gelinir ve defalarca tekrarlanmış replik yinelenir: "hiç bi bok bilmiyorum olum ben!! bana çıkması kesin bi sorunun cevabını anlatsın biri!"
( dusty, 27.08.2001 01:33) - - emailini kontrol etmek
- arkadaslarini aramak - discovery channel izlemek - aynada dislerini incelemek - emailini kontrol etmek - en sevdigin kasedi dinlemek.."su sarki bitsin sonra tam baslicam vallahi" diye kendini kandirmak - buarada bidaa emailini kontrol etmek ..belki biri yazmistir. - kasedin a yuzunu dinlemek - sabahin dordunde "neden bana mail yazan yok" diye kara kara dusunmek. - kasedin b yuzunu dinlemek - sakiz cignemek - bakalim agzima kac tanesi sigacak diye tum pakedi agzina tikmak. - evde kim varsa "nefes aliyo mu?" acaba diye dibine girip kontrol etmek. kimse yoksa " bakalim nefesimi ne kadar uzun tutabilicem" diye kendinle sidik yarisi yapmak. - kitabi acmak. - uykusuz kalmak. - email a kusmek. - "oy oy oyyyyyy!" diye haykirmak. - -mobil sandalyede ayakta dönerek mide bulantısına yol açmak.
-sen icqdayken nası ders çalışıyosun sorularını cevaplamak -okunan satırları makam haline getirerek iki arada bi derede beste yapmak -gece yarısı başka bi arkadaş aranarak çalışma diyaloğu kurmak ve sen çalışabiliyo musun? hayır mı, iyi ben de çalışmıyorum, yarın hocayla konuşup iptal ettirelim ehahahe muhabbeti yapmak. -kitabın tüm sayfalarını içe doğru kıvırarak çiçeğimsi bi nesne yaratmak - senden daha az calismis olmasi kuvvetle muhtemel bir arkadasi arayip kacinci konuya geldigini sormak ve daha geride veya hic baslamamis oldugunu ogrenip bir nebze rahatlamak.
- ders çalışmazken yapmaya üşenilen herşey yapılabilir.dağınıklığı günlerdir rahatsız etmeyen odayı toplama isteğiyle yanıp tutuşulur,tv açılır ve reha muhtarla show haber bile izlenir,annenin yanına gidilir ve boynuna sarılıp "anneeeaaaa çalışamıyooommm" denir sonra tepkisi beklenmeden odaya geri dönülür,sözlük okunur,arkadaşlar aranır ve onların da çalışmadıklarını öğrenip iç rahatlığı yaşanır,telefon kapatılır,saate bakılır,geç olmuştur,yatılır.
ekşi sözlük'den
|
Tarih: 19:40, 26/10/2007 Kategori: Sizce |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|

Hedefe ulaşmak için çevremizi düzenlemeliyiz. Uzmanlar öyle diyo
|
Hedefe Ulaşmayı Engelleyen Çevresel Etkenler Çalışma Odası ve Masası: Ders çalışma etkinlikleri mümkünse hep aynı ortamda yapılmalıdır. Bu sayede ortam öğrenmeyi tetikleyici bir iç disiplin sağlayacaktır. Masanızdaki dağınıklık dikkatinizin dağılmasına neden olacaktır. Mümkün olduğu kadar düzenli ve iyi ışık alan bir masada çalışın. Çalışma ortamınız sade olmalı poster afiş gibi dikkati dağıtacak unsurlardan arındırılmalıdır. Odanızı sık sık havalandırın, çünkü havadaki oksijenin azalması gerginliğe yol açar ve bu durum baş ağrısı gibi öğrenmeyi güçleştiren bir çok etkenin doğmasına neden olur. Yatarak ders çalışma: Dikkat dağınıklığına neden olur. Ne kadar iyi niyetli olursa olsun ders kitabını alıp şöyle uzanarak çalışmak istemenin tek sonucu vardır: uykuya dalmak veya çalışamayacak kadar gevşemek.. Çünkü uyku ve uyanıklığı sağlayan anatomik yapılar beyin sapındadır. Kas geriliminin belirli bir düzeyde olması uyanıklığı sağlar. Eğer kas gerilimi belirli bir düzeyin altına düşerse beyin sapına gönderilen mesajlar ile uykuyu başlatan maddeler salgılanmaya başlar böylece öğrenmeyi sağlayan dikkatin ön şartı olan uyanıklık bozulmuş olur. Müzikle ders çalışma: Araştırmalara göre insan beyni aynı anda birden fazla uyarıcıyı alabilir ancak dikkatini bir tek noktada odaklayabilir. Bu sebeple insanın hem müzik dinleyip hem de ders çalışması olanaksızdır! İnsan ya müzik dinler ya ders çalışır. Bizim önerimiz ders çalışırken müzik dinlememeniz müziği planlarınızı gerçekleştirdikten sonra ödül olarak kullanmanızdır. Telefon: Çalışırken aklınıza gelen bir şeyi söylemek veya dersle ilgili bir soruyu yöneltmek için telefon başına gitmek çok sık rastlanılan bir durumdur. Bizim tavsiyemiz ders çalışma seansını tamamlamadan kimseyi aramamanızdır.
|
Tarih: 19:29, 26/10/2007 Kategori: Duyurularim |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|

Planlı Çalışmanın Önemi
|
Hedefe Ulaşmada Planlı Çalışmak Eğer siz de "derslerimi yetiştiremiyorum, okul dersleri ile ÖSS/OKS'ye hazırlık bir arada gitmiyor, zaten yazılılar da üst üste geldi, yetişemiyoruuum!!!" diyorsanız, plansız çalışıyorsunuz demektir. Peki böyle bir sorunu nasıl çözümleyebiliriz? Tabi ki plan yaparak! Plan, yapılacak işlerin belli bir süre ve düzene sokulmasıdır.Yani hangi derse ne zaman ve ne kadar çalışacağınızı belirlemektir. Hedefe Ulaşmada Planlı Çalışmayı Engelleyen Etmenler Bu kadar çalışma yeter. Ben yapamam ki! Bugün çok yorgunum Benim çalışmaya ihtiyacım yok. Bu konu çok zor. Bu konular hayatta lazım olmaz. Bugün zamanım yok. Yukarıdaki cümlelerden bazıları ya da hepsi sizin de sık sık kullandıklarınız arasındaysa artık plan yapmaya başlamalısınız demektir! İşte size plan yapmanın bazı püf noktaları: Evinize gittiğinizde kendinize belirli bir zaman dilimi ayırın ve bu süre içerisinde dinlenin. Günlük ders çalışma programı hazırlayın ve hazırlarken şunlara dikkat edin: Verimli olarak ders çalışabileceğiniz zaman dilimini ve çalışacağınız dersleri belirleyin. Zorlandığınız derslerden çalışmaya başlayın, konsantrasyonunuz daha yüksek olduğundan algılamanızı kolaylaştıracaktır. Çalışırken ders sıralamasının bir sözel bir sayısal olmasına dikkat edin. Böylece beyninizin sözel ve sayısal alanları eşit şekilde çalıştığından daha yüksek verim alacaksınız. Ders çalışırken her 45 dakikada bir 5 dakikalık kontrol tekrarı yapm, 10 dakika dinlenin. 10 dakikalık molalar sırasında zihninizi dinlendirecek faaliyetlerde bulunun ancak televizyondan uzak durun. Çünkü televizyonu açmak, için çok küçük bir enerji yeterlidir ancak kapatmak gerçek bir mücadeleyi gerektirir.
|
Tarih: 19:28, 26/10/2007 |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|

İlginç Bilgiler
BUNLARI BİLİYOR
MUYDUNUZ?
- Venüs, saat yönünde dönen tek gezegendir.
- En fazla asfalt yola sahip ülke Fransa'dır.
- Sadece dişi kanaryalar ötebilir.
- Sümüklüböceklerin dört tane
burnu vardır.
- Bir devekuşunun gözü beyninden büyüktür.
- İnek sütünün pH değeri 6'dir.
- Bir timsahın gözlerinin arasındaki mesafe,
ayaklarının büyüklüğüne eşittir.
- Dalmaçyalılar gut olmayan tek köpek cinsidir.
- Ayı inlerinin girişleri her zaman kuzeye bakar.
- Değerli tasların çoğu birkaç elementten
oluşur, sadece pırlanta tamamen
karbondan oluşur.
-
Kedilerin beyninde 32 adet kas vardır.
- Bukalemunların dilleri, vücutlarından
iki kat daha uzundur.
- Global ısınma yüzünden yükselen deniz seviyesi
2050yılında Shangai ve
deniz kıyısındaki diğer Cin şehirlerinde büyüksellere neden olacak.
Bu sellerde 76 milyon kişi evsiz kalacak.
- Üzerinde bar kodu olan ilk urun Wrigleys marka
sakızdır.
- Kereviz yerken harcanan kalori, kerevizin
içindeki kaloriden daha
fazladır.
- Hipopotamlar insandan daha hızlı koşarlar.
- Meşe ağaçları elli yasına gelmeden meşe
palamudu üretemezler.
- Aslanlar bir günde 50 kez sevişebilirler.
- İnsan elinde, en yavaş uzayan tırnak bas
parmağınki, en hızlı uzayan tırnak ise orta parmağınkidir.
- Hawaii alfabesinde sadece 12 harf
bulunmaktadır.
- Güney Kore başkenti Seul, Kore dilinde "başkent"
anlamına gelmektedir.
- Kanada, Kızılderili dilinde "büyük köy"
anlamına gelmektedir.
- İngilizce'deki Wendy ismi, Peter Pan hikayesinde
kullanılmak üzere
uydurulmuştur. - Sahra Cölündeki Tidikelt kasabasına on
yıl boyunca hiç yağmur
yağmamıştır. - Başkan John F. Kenndy,
yirmi dakikada dört gazete okuyabilirdi.
- Mumyaların ayak parmakları tek tek sarılarak
mumyalanmıştır.
- Dünyadaki ilk telefon
rehberinde sadece elli isim yer almişti.1878 yılının şubat ayında Connecticut New
Haven'da yayımlanmıştı.
- Yataktan düşerek olme olasılığı iki
milyonda birdir.
- Unlu çizgi film kahramanı Temel
Reis, 1919 yılında Elzie Crisler Segar tarafından yaratıldı.
- İlk çamaşır makinesi 1907 yılında
Hurley Machine Co. Tarafından pazarlandı.
- Kıta isimlerinin hepsi ayni harfle başlayıp
ayni harfle biter.
- Avustralya'daki tuvaletlerin sifon
suları saat yönünde akar.
- ABD'de, yaşları 20 ile 29 arasında
olan zenci erkeklerin üçte biri ya hapiste ya da göz altında
tutulmaktadır.
- Ortalama bir erkek, hayatinin 3350
saatini tiras olmak için harcar.
- Gecen 3500 yılın, sadece 230 yılı barış
içinde yaşanmıştır.
- Sallanan sandalyede hiç durmadan
sallanma rekoru 440saattir.
- Bir cam kırıldığında, ufalanan parçalar
saatte üç bin millik bir hızla etrafa saçılır.
- İnsan saçı üç kilo ağırlık kaldırabilecek
esnekliktedir.
- Günümüzde, evlenenlerin yüzde ellisi
boşanmaktadır.
- Beethoven beste yapmadan önce kafasını
soğuk suya sokardı.
- Her 25 kişiden biri astım hastasıdır.
- Dünyadaki hayvanların yüzde sekseni altı
ayaklıdır.
- Uranüs, çıplak gözle görülebilen bir
gezegendir.
- Kaptan Cook, Antarktika hariç butun kıtalara
ayak basan ilk insandır.
- Gün ışığından daha fazla yararlanmak
için saat uygulamasını Benjamin Franklin başlatmıştır.
- Bir okyanusun en derin yerinde, demir
bir topun dibe çökmesi bir saatten uzun sürer.
- Bugüne kadar ölçülmüş en büyük buz
dağı, 200 mil uzunluğunda ve 60
mil genişliğindedir ve Belçika'dan daha büyük bir yüzölçümüne
sahiptir. - Charles Dickens, uykusuzluk hastalığına
yakalanmıştı.Sadece yüzünü kuzeye dönerse uyuyabileceğine inanıyordu.
- Bugüne kadar kaydedilmiş en büyük dalga, 1971
yılında Japonya'nın
Ishigaki Adasi'nda 85 metre yüksekliğine ulaşmıştır.
- Açık bir gecede, çıplak gözle iki bin
ayrı yıldızı görmek mümkündür.
- Herhangi bir okyanusun en uzak olduğu nokta
Çin'dir.
- Kış aylarında, Moskova'daki buz
pateni pistleri 250 bin metrekarelik bir alanı kaplar.
- Rusya'da doğudan batıya doğru seyahat
edilirse, yedi saat kuşağı geçilir.
- Norveç'in kuzeyinde, her yaz 14 hafta
gece gündüz
güneşli geçer. - Sadece dişi sivrisinekler ısırır.
- Dünyada her dakika iki tane düşük şiddette
deprem olmaktadır.
- Hindistan'daki yıllık doğum sayısı,
Avustralya'nın toplam nüfusundan fazladır.
Rusya'nın dörtte biri ormanlarla kaplıdır. - Tarih boyunca yeryüzünde bulunan altının 200 kat daha
fazlası okyanuslarda bulunmaktadır.
- Köpeklerin ter bezleri ayaklarındadır.
- Yazar Rudyard Kipling sadece siyah mürekkep
kullanırdı.
- Mickey Mouse'dan önce en meşhur çizgi
film kahramanı FelixThe
Cat'di. - Larry Hagman (JR.)Dallas dizisinin
setinde hiç kimsenin sigara içmesine izin vermezdi.
- Salatalığın yüzde 96'si sudur.
- Bir kilo limonda bir kilo çilekten daha fazla
şeker vardır.
- Peru'da hiç umumi tuvalet yoktur.
- Timsahlar renk körüdür.
- Einstein, 9 yaşına kadar düzgün
konuşamıyordu.
- Rodin'in ünlü "Düşünen Adam" heykeli
aslında İtalyan şair Dante'nin portresidir.
|
Tarih: 19:21, 26/10/2007 Kategori: Duyurularim |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|

Okulda bahar gösterimiz.
|

|